Naked Sexvids Cum

653 Supercumslut Super Cum Slut Super Cum Slut Ro PgMaps PgMap Shtml Super Cum Slut Kadin, toplumsal cinsiyet ve cinsellik arastirmalarinda arastirmaci ve katilimci iliskisi: yeni arayislar ve yonelimler *.

653 Supercumslut Super Cum Slut Super Cum Slut Ro PgMaps PgMap Shtml Super Cum Slut

s olduklari gorulmustur. Bu nedenle arastirmacinin fotograf cekiminin daha hen bir tarihe ertelemesi gerekmistir. Alan arastirmasina baslandiktan yaklasik yedi ay sonra katilimcilardan fotograf cekimi icin izin alinabilmistir. Ardindan gelen tum ziyanetlerde fotograf cekilmis ve/veya daha once cekilen fotograflar pazarci kadinlara dagitilmustur. Fotograf cektirmek istemeyen pazarci kadinlar, eslerinin ve ailelerindeki diger enkeklerin bilgisi disinda fotograflarinin herhangi bin yayin onganinda yayinlanmasindan ve baska erkeklerce gorulmesinden cekinmislerdir. Ancak hemen tum pazarci kadinlar, kendilerinin kareye alinmamasi kosuluyla urunlerin fotograflarinin cekilmesini kabul etmislerdir.

Ikinci Arasthrmacinin Calismasi (6)

Ikinci arastirmacinin colismasi Turkiye ve Britanya'da finans sektorunde cinsiyete dayali firsat esitligi uzerinedir. Bristol Universitesi'nde yurutulen bir doktora programi cercevesinde 1995 ve 1997 yillari arasinda Turkiye'de uc ve Britanya'da bes finansal kurulusta alan calismalari yapilmistir (bkz. Ozbilgin 1998). (7) Bu arastirmada tarihselkarsilashrma, (8) etnografi, orgutsel ve kulturel karsilastirma yontemleri (Adler 1983: 39) yani sira feminist yaklasim yogunlukla kullanilmistir.

Pilot calismanin sonuclarina dayanarak ev ve is yasamina iliskin sorulara agirlik verilmis, Bati Avrupa ve Turkiye'de yapilmis benzer calismalar incelenerek, katilimcilarin oyku ve deneyimlerini daha iyi aktarmalarina alanak taniyacagi icin acik uclu sorular tercih edilmistir. Calismada seffafligi artirmak amaci ile soru kagitlarinda arastirmanin amaclari, olasi sonuclari aciklanmis ve katilimcilardan arastirma yontem ve iceriginin gelistirilmesi amaci ile onerilerini soran bir bolume yer verilmistir. Saha calismalarinda yuz yuze gorusme, anket ve arashrma gunlugu teknikleri kullanilmistir. Anket ve gorusme sorulari Britanya ve Turkiyve icin ayri ayri hazirlanmis, ancak firsat esitligi temasinin korunmasi ve karsilashrmalara olanak saglamasi amaci ile benzer sorular da sorulmustur.

Kurumlardon resmi izin alma ve bireysel gorusmeler icin katilimcilardon kisisel izin alma asamalarinda farkliliklar ortaya cikmistir. (9) Kurumlardon alinan izin asamasinda her iki ulkede de, arashrmacinin konuya hakim, profesyonel ve uzman almasi yonunde bir kurumsal beklenti ile karsilasilmistir. Bunun yaninda gorusmelerin suresi, konunun ilgincligi, yararliligi gibi kisisel beklentileri olan katilimcilardan da izin alinmasi arastirma etiginin onemli sartlarindandir. Ancak, katilimcinin arastirmacidon beklentileri ile arastirmacinin demokratik ve esitlik temeline dayali bir iliski kurma istegi celismektedir. Arashrmacinin kurumlara girerken kullandigi uzman kimliginden siyrilip, gozlemci kimligine burunmesi kolay bir donusum degildir. Katilimcilara gonderilen arashrmaya cagri mektuplarinda arastirmacinin temel rolunun ve beklentisinin ogretmek degil, dinlemek ve ogrenmek oldugu vurgulanarak katilimci ve arastirmacinin bu arastirmanin sureclerindeki rolleri ve beklentilerinin daha az hiyerarsik bir platforma tasinmasina calisilmishr.

Bu arastirmada feminist arastirma yazinindan hem icerik, hem de arastirma yontemine getirdigi yaklasimlar bakimindan yararlanilmistir. Icerik olarak feminist arashrmalara deginilmis ve her feminist arastirmada oldugu gibi Maynard'in (1994) acikladigi kadinlarin ortak toplumsal dezavantajlarinin irdelenmesi ve bu durumun degisik toplumsal platformlarda esitligi saglayici bicimde donusturulmesini ongoren bir politik tutum benimsenmistir. Bu tutumun, asiri pozitivist bir yaklasimla, 'tarafli' ve 'tek yonlu' olarak nitelendirilmesi mumkundur (10).

Stanley ve Wise (1983) soyut ve teorik calismalarin feminist yontemin onemli unsurlari oldugunu soylerken, Cook ve Fonow (1990) bu tarz kutuplastirici yaklasimlardan kacinilmasi gerekse de soyut ve teorik calismalarin da pratige yonelik calismalar kadar onemli oldugunu aciklamislardir. Cook ve Fonow' un (1990) bu cok kapsamli ve cok yonlu yaklasimi benimsenerek, bu calismada cinsiyete dayali esitlik konusu calismanin temasi ve yontemini de belirleyici bir rol oynamistir. Bu rol, bes ana baslikta aciklanabilir: Cinsiyete dayali ayrimciligin ortaya cikarilmasi, arastirmanin ayrimcilik ve esitlik konularinda bilinc duzeyinin yukselmesine katkilari, kisisel deneyimlerin bilim disi olduklari, kuramsallastirilamayacaklari ve oznel olarak aciklanamayacaklari yolundaki onyarginin asilmasi, arastirmanin etik kapsaminin acikliga kavusturulmasi ve erkek egemen kurum ve olusumlarin donusturulmesine katkida bulunulmasi.

MacKinnon (1982) cinsiyete dayali ayrimciligin aciga cikarilmasinin, kadin konusunun arastirmanin temel konusu yapilmasi ile mumkun oldugunu soylerken, Morgan (1996) bunun erkeklerin tarihsel surecler icinde kadinlari toplumsal arastirmalardan dislayisinin gozler onune serilmesi ile basarilabilecegini iddia etmistir. Eichler (1980) ise arastirmacinin cinselligi, cinsiyeti ve toplumsal cinsiyeti olan bir varlik oldugunun aciklanmasinin onemine isaret etmistir. Bu arastirma, bu tartismalardan etkilenerek olusturulmustur. Amac, iki ulkede finans sektorunde cinsiyete dayah ayrimciliklari aciga cikartmaktir. Ayrica calisma boyunca kadin ve erkek katilimcilarin gorunur veya dolayli yollarla gerceklesen ayrimciliklarin surmesine katkilari ve ortadan kaldirilmasi icin gelistirdikleri stratejiler incelenmistir. Ikinci arastirmacinin cinsiyete dayali ayrimcilik konusunda arashrma yapan, Turkiyeli, genc ve erkek bir doktora ogrencisi olmasi cok yonlu ve karmasik iliski dinamikleri ortaya cikarmistir.

Cinsiyete dayali ayrimciliklar konusunda toplumsal bilinc yaratmak ve bu bilinci gelistirmek radikal feminist arastirmalarin onemli amaclarindandir (Stanley & Wise (1983). Bu amaci kendi arastirma yontem ve yaklasimina katmak icin ikinci arastirmaci, kendisine arastirma olanagi taniyan sirketlere ve katilimcilara arastirmanin anonim ve guvenilir hale getirilmis raporlarini yollamayi teklif etmistir. Ayrica arastirma sonuclarinin basilmasi, ders dokumani olarak kullanilmasi ve konferans tebligleri ile daha buyuk dinleyici kesimlerine ulasmasi da bu amaca hizmet etmektedir.

Ikinci arastirmacinin calismasi gibi tek arastirmaci tarafindan yurutulen, finans sektorunde calisan kadin ve erkek elemanlar uzerine kulturel karsilastirmalar iceren bir arastirmada arastirmaci ile katilimcilarin bazilari arasinda guc ve otorite farkliliklari olmasi kacinilmazdir. Bu arastirma boyunca, ikinci arastirmaci erkek arastirmaci olarak feminist bir arastirma yurutmenin avantajlari ve dezavantajlarini surekli sorgulamis ve kendi cinsiyetinin bu arastirmayi yapmasina engel olmayacagi yonundeki sonucuna varmistir: Oncelikle, yurutulen arastirma, hem kadin hem de erkek katilimcilari kapsamaktadir. Dolayisi ile arastirmaci ve bazi katilimci arasinda cinsiyet farki kacinilmazdir. Feminist arastirma yazininin ongordugu gibi, Ikinci arastirmacinin erkek olusunun arastirma surec ve sonuclarina etkisi olmasina karsin, Turkiyeli ve doktora ogrencisi olmasinin da arastirmadaki guc dengeleri uzerinde en az cinsiyeti kadar bir etkisi oldugu sonucuna varmistir. Ikinci arastirmacinin, kurum disindan genc, Turkiyel i arastirmaci kimligi iki ulke ve kulturden gelen katilimcilar icin farkli anlamlar tasimaktadir. Ayrica, Turkiye deki katilimcilar sahip olduklari sosyo-ekonomik konum ve egitim duzeyleri ile beseri sermayesi yuksek bir kesime mensupturlar. Bu kesime mensup kadin ve erkeklerin beraber calismasi, dusunce alisverisinde bulunmasi, ayni duzeylerde olmasa da, calisma hayatinda karar alma sureclerine ortak katkisi alisilmis durumlardir. Dolayisiyla ikinci arastirmacinin arastirmaci rolu isin veya arastirmanin dogalligini bozacak bir guc dengesizligi yaratmamaktadir. Ancak, arastirmacinin kadin deneyimlerini kadin bakis acisi ile anlayabilecegi iddiasi olmamasina karsin, erkek olarak gozlemleri de arastirmaya farkli bir boyut kazandirmaktadir. Stoltenberg (1990)'in otobiyografik eserinde 'erkek olarak dogmak ve feminist olmak' biciminde acikladigi gibi, arastirmacinin bu calismadaki feminist yaklasiminin arastirma boyunca bozan kusku ile karsilanmasi ve onun kendi konumunu surekli sorgulamasina neden olmustur.

Arastirma surecleri incelendiginde ilginc guc dinamikleri aciga kavusmaktadir: Kadinlarla olan gorusmeler yaklasik 70 dakika surmus olup, erkeklerbe yapilan yaklasik 50 dakikalik gorusmelerden daha uzundur. Arastirma boyunca katilimcilarla samimi ve icten bir iliski gelistirilme cabasi, ozellikle ust duzey yoneticilerle yapilan gorusmelerde, boyle bir durum katilimcilarin otoritelerinden bir olcude vazgecmelerini gerektirmesi nedeniyle engellenebilmistir. Yonetici olmayan katilimcilarla, arastirmaci arasinda guc dengesi daha kolay kurulmasina karsin, bazi katilimcilarin arastirmacinin, arastirmaci konumunu on plana cikartarak kendi goruslerine onay ve destek aradiklari veya bazi konularda arastirmacinin uzmanligindan yararlanmak istedikleri olmustur. Ikinci arashrmaci bu istekleri mumkun oldugu kadar yerine getirmeye ve uzmanliginin sinirlari konusunda katilimcilari aydinlatmaya calismistir. Bu calisma ozelinde, arastirma, arastirmaci ve arastirilan iliskisi incelendiginde, arastirmacinin cinsiyeti, sosyal si nifi, milliyeti, irki ve uzmanligi gibi etkenlerin katilimcilar, arastirma surecleri ve sonuclari uzerinde ayri ayri statik birer etki degil, bilesik ve dinamik etkiler yarattiklari sonucu cikarilabilir.

Tartisma ve Sonuclar

Her ikisi de niteliksel birer arastirma olarak tasarlanip yurutulen bu calismalardo arastirmacilar uygulamaya bizzat katilmislardir. Birinci ve ikinci arastirmacinin calismalari arashrmaci, arashrma ve katilimci ucleminde irdelendiginde, toplumsal cinsiyet dinamiklerinin belirginlestigi gorulmektedur. Iki calismadaki kabul gorme surecleri benzerlikler gostermektedir. Katilimcilar tarafindan once supheci ve cekingen yaklasilan her iki calismada da zamanla alan calismasinin hem kurumsal ve hem kisisel duzeyde yurutulmesi mumkun olmustur. Birinci arastirmacinin calismasinin zabita, belediye ve universite gibi kurumlardan oldigi izin ve katilimci pazarci kadinlardan gordugu kabul ile ikinci arastirmacinin universite ve finans kurumlarindan aldigi izin ve katilimcilardan gordugu kabul benzerlikler gostermektedir. Bir taraftan kurumlar arastirmacilarin yetkin, bilgili ve konularinda uzman olmalarini beklerden veya varsayarken, arastirmacilarin amaci, katilimcilardan ogrenmektir. Katilimcilarin bilgileri kadar deney imlerinin ve oykulerinin arastirmaci icin onemli olmasi, hiyerarsiyi azaltan ve katilimcilarin kendi gozunde katilimin niteligini artiran boyutlari her iki arastirmada da ortaktir.

Toplumsal cinsiyet deneyimlerinin benzer ya da farkh olmasi boyutu kadar sinif, yas ve egitim durumu gibi bircok faktor kabul gorme sureclerini etkilemistir. Ornegin, iki arastirmaci da ogrenci olarak tanindiklari icin katilimacilarin calisan kimliginden ve onlardan biri olmanin verdigi avantajlardan yoksundurlar. Arastirmacilarin katilimcilara kiyasla daha genc olmalari, katilimcilarin arastirmacilari ogrenci olarak kodlamalarini ve yas farki nedeniyle katilimcilarin kurguladiklari bir hiyerarsik iliskide onlara ustunluk saglamasini mesrulastirmistir. Arastirmacilarin kisisel ozelliklerinin arastirma sureclerine etkisi, ancak katilimcilarin deneyimleri incelenerek tahmin edilebilir.

Mahremiyet duygusu ve kulturu de, kabul gorme ve alan calismasi asamasinda katilimcilar ile arastirmacilar arasindaki iliskiyi etkilemistir. Birinci arastirmacinin gorusmeleri katilimcilar icin bir kadin kamusal alani olan ve dolayisiyla goreli olarak mahrem olan Koylu Pazari ve pazarci kadinlarin evlerinde gerceklesirken, ikinci arastirmaci gorusmelerini finans kuruluslarinin formel ortaminda gerceklestirebilmistir. Finans kuruluslarindan alman izin arastirmanin kurumsal ortam icinde surdurulmesini gerektirdigi icin ev ve ev disi ortamlarda gorusme yapilmamistir. Katilimcilarin fotograf cekimine cekimser yaklasmalarindan da harektle, birinci arastirmacinin calismasinin bir erkek arastirmacinin gerceklestirmesi mumkun olmadigi sonucuna varilabilir. Son derece guclu bir mahremiyet duygusu ile is ve ev yasamlarini yuruten pazarci kadinlar ile, is yerinde mekan olarak cinsiyete dayali ayrimciligin ayni sekilde aciga vurulmadigi finans kuruluslarinda calisan kentli kadinlarin arastirmaya, arastirmaciya ve ozellik le arastirmacinin cinsiyetine karsi olan tavirlari farklilik gostermektedir.

Pazarci kadinlar erkek musteriler ile cok sik karsilasmaz ve erkek pazarcilarla yan yana calismazken, finans sektorundeki kadin calisanlar icin erkek musteriler ve erkek is arkadaslari ile konusmak ve ayni mekani paylasmak gunluk calisma rutininin yadirganmayan bir parcasidir. Bu etkenler goz onunde bulunduruldugunda ikinci arastirmacinin firsat esitligi uzerine yaptigi calismanin neden yadirganmadigi ve birinci arastirmacinin calismasinda fotograf cekiminin nasil itirazla karsilanabildigi anlasilmaktadir. Bu gozlemlerden yola cikilarak, kapali ve cinsiyetci mahremiyet kulturunun baskin oldugu topluluklarda ozellikle kadinlarla yapilan arasitrmalarda erkek arastirmacilarin kabul gormesinin zor ve neredeyse imkansiz oldugu sonucuna varilabilir. Ote yandan ikinci arastirmaci finans kurumlarindaki calismasi sirasinda isyerinde yaptigi gorusmelerde her ne kadar yadirganmamis olsa da calismasini evlerde veya baska mekanlarda gorusmeler yaparak derinlestirme sansina da sahip degildir. Boyle bir calisma sinirlari ne t bir bicimde belirlenmis olan kentli kamusal ve ozel alanin birbirine karismasi, katilimcinin kamusal alanda gerceklestirdigi bir iliskiyi ozel alana tasimasi demek olurdu. Ev gorusmeleri veya is ortami disinda gorusme, ikinci arastirmada katilimcilar tarafindan da arastirmaci tarafindan da dile getirilemezken, birinci arastirmada katilimcilar acisindan arastirmacinin evlerde kabul edilmesine buyuk bir onem verilmis ailedeki erkeklerin karsi cikmamasi halinde ev ziyaretlerine cok sicak bakilmistir. Hatta ev davetleri arastirmaci dile getirmeksizin katilimcilardan gelmistir.

Birinci arastirmacinin calismasinda ise ses kaydina izin verilmezken, ikinci arastirmacinin calismasinda bu iznin rahatsizlik duyulmadan verilmesi de iki alan calismasi arasindaki onemli farkliliklardan biridir. Buna gore kamusal ve formal ortamlarda veri kaydedilmesi arastirma surecinin dogal bir parcasi iken, kapali kamusal ortamlarda kayit, surecin akisini bozan, yabancilastirici ve tedirginlik yaratan bir mudahale olarak algilanmistir.

Birinci arastirmacinin pazarci kadinlarla yuruttugu calisma, antropolojik bir calisma olmasi nedeniyle de daha uzun sureli gorusmeler gerektirmistir. Gorusmelerin ortalama suresi ikinci arastirmacinin calismasindan daha uzundur. Ayrica finans sektorunde calisma saatlerinin siki sekilde kontrol edilmesi ve arastirmaya izin asamasinda gorusme surelerinin onemli bir pazarlik konusu olmasi dikkat cekicidir. Pazarci kadinlar da hem isleri, hem de ev yasamlari sirasinda surekli mesgul olmalarina karsin arastirmaciya zaman ayirmislar ve arastirmaciya zaman ayirmak bakimindan finans sektorunde gorulen kurumsal katilikta degil, daha esnek yaklasmislardir.

Ikinci arastirmada arastirmacinin, bir erkek olarak kadin katilimcilarla olan etkilesiminde kendi konumundaki bir kadin arastirmaciya gore, daha empatik olacagi iddiasi olmamasina karsin, birinci arastirmada ortak cinsiyet deneyimlerinin varligi da tek basina arastirmaci-katilimci arasindaki uzakligi ortadan kaldirmada yeterli olmamistir. Bu surecle ikinci arastirmacinin feminist yaklasimin kuskuyla karsilanmasi kendini sorgulamaya neden olurken, birinci arastirmacinin feminist yaklasimi da ayni bicimde sorgulamaya yol acmistir. Bu nokta farkli sorunlardan kaynaklansa da arastirmacilarin arastirma ile iliskilerindeki ortak noktalari olmustur.

Ikinci arastirmada arastirmaci-katilimci farkh cinciyetlerden olsa bile beseri sermaye gostergeleri acisindan bir ortaklik icinde bulunuldugundan empati kurulmasi mumkun olabilmistir. Birinci arastirmada, arastirmaci ve katilimcilar ortak cinsiyete sahipken, okumus-okumamis, kentli-koylu, evli-bekar ayrimlari baska turden mesafeler dogmasina neden olabilmistir. Ikinci arastirmada deneyimler kadar katilimcinin bilgi birikiminin de katkisi arastirmaya veri saglayacakken, ilk arastirmada katilimcilar kendi bilgi duzeylerinin olculecegi izlenimini edinmis ve benzer gerekcelerle arastirmaya katilmakta cekimser davranmislardir. Oysa her iki calismada teorik olarak arastirmaci ve katilimcinin katkisi esit degerde dusunulmustur. Ikinci arastirmada, arastirmanin sonuclari ve ciktilari ile katilimcilara tekrar ulasmak ve onlarin gorus ve yorumlarini almak mumkun gorunurken, birinci arastirmada katilimcilar sonuc ve ciktilarla ilgili degildir. Katilimcilar arasinda guc dengesizlikleri ve hiyerarsi acisindan bakildiginda birinci arastirmada pazarcilik yapan kadinlar arasinda goreli bir esitlik ve homojenlik varken, ikinci arastirmada hem ulkeler arasinda, hem de katilimcilar arasinda arastirma ciktilarina da yansiyabilecek belirgin bir ast-ust iliskisi ve hiyerarsik yapi goze carpmaktadir.

Bu calismalardan elde edilen sonuclar, alan calismasinda arastirmaci ve katilimcinin cinsiyetlerinin onemli birer rol oynadigina isaret etmektedir. Ancak bu rol basite indirgenerek, veya karikaturlestirilerek aciklanabilecek statik bir rol degil, aksin toplumsal sinciyetin sosyal ve ku y653 Supercumslut Super Cum Slut Super Cum Slut Ro PgMaps PgMap Shtml Super Cum Slut Kadin, toplumsal cinsiyet ve cinsellik arastirmalarinda arastirmaci ve katilimci iliskisi: yeni arayislar ve yonelimler *.c Kissing Super Cum Slut Super Cum Slut v653 Supercumslut Super Cum Slut Super Cum Slut Ro PgMaps PgMap Shtml Super Cum Slut Kadin, toplumsal cinsiyet ve cinsellik arastirmalarinda arastirmaci ve katilimci iliskisi: yeni arayislar ve yonelimler *.h Super Cum Slut Super Cum Slut %B1%A9%C1%A6%CC%EC%C9%F1%20%C5%B7%C3%C0BT%CC%FB%D7%D3